YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

HOCAM KAĞIDIMA BAKABİLİR MİYİM?

—Hocam kağıdıma bakabilir miyim? —Sınavda 40 dakika boyunca bakmışsın zaten yetmiyor mu? —Hocam ne olur bakayım —Bak elimde tutuyorum görüyor musun baktın işte tamam mı?

KATİBİM TÜRKÜSÜ

Benim gibi siz de bu türkünün Osmanlı nın eğlenceli zamanlarında, mesela Lale devrinde, Üsküdarın büyük konaklarında, mor sarmaşıklı, cumbalı evlerinden birinin penceresinden bakan kızlar tarafından, gönüllerini kaptırdıkları civan bir katip için söylendiğini sanırsınız. Fakat gerçek ne yazık ki öyle değil...

HAFIZAMIN ÇÖKTÜĞÜ ANLAR

Görür görmez tanıyorum evet bu o diye. Ama sevmemiştim lanet soruyu. Bu yüzden kaydetmemişim uzun süreli belleğime. Düşünsem çıkartacağım ama ben sevmiyorum ki o soruyu. Çözerken mutlu olmayacağım ki! Beynimi yormak istemiyorum. Zaten hatırlanacak onlarca şey var. Sevmiyorum; sevmediğim soruları çözmeyi...

İSTANBUL

Seni kurşun kalemle yazacak kadar tanıyorum aslında. Her an silip düzeltilecek, değiştirilecek, tamamlanmamış ve belki de hiç tamamlanmayacak bir tablosun aklımda...

STAY HUNGRY STAY FOOLİSH

Zamanınız kısıtlı bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına kapılıp kalmayın.Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi...

GÖRÜŞMEK ÜZERE

Gönderen Harun 12 Ara 2010

2007 Aralık ayında açtığım siteciğim tam üç yaşını doldurdu. Açıldığı günden bugüne yuvarlak bir sayı olan 100bin ziyaretçi barajını da doğumgünü itibariyle geçmiş. Hoş bir sürpriz:)
Başarı kabul edilebilecek birçok veri var. Şu an aylık ziyaretçi sayısı 10bin civarında. Google'ın siteleri (bir açıdan) değerlendirdiği pagerank denilen 10 üzerinden puanlamada 4 puan değerinde. Hiç fena değil. Dmoz denilen web siteler için oldukça önemli indeks sayfasında kayıtlı bir site.


Teknik açıdan belki üç yılda bu noktaya gelmek büyük başarı değildir ama ben mutluyum benim açımdan başarıdır. Ama teknik ve sayısal yönleri bir yana bırakırsak ben ortaya çıkan üründen pek memnun değilim.

Başlangıçta zaten çok büyük ideallerim yoktu ama bir noktadan sonra emek harcadığım için güzel birşeyler ortaya koymaya çalıştım. Ama bir insanın yaşamı nasıl inişli ve çıkışlı bir grafik sergiler ve genelde ortaya vasat bir görüntü çıkarsa, Harun EŞKAR Günlüğü sitesi için söyleyebileceğim en güzel sıfat vasattır. Evet güzel ve beğendiğim yazılarım var ama toplama baktığımız zaman vasat bir site, hem matematik bilimi, hem matematik eğitimi hemde edebi yazılar bakımından.

Farklı birşeyler yapmak istedim. Sitenin hiçbir zaman üniversite sınavı hazırlık sitesi olmasını arzu etmedim. Sorular, testler, konu anlatımı gibi şeylerden kaçındım. Matematiğin farklı yönünü göstermeye anlatmaya, değinilmeyen şeylere parmak basmaya çalıştım. Farklı bir yanı var, kendine has bir site oldu orası kesin. Ama vasat işte. Ziyaretçi sayısını çok daha yukarılara çekebilecekken yapmadım çünkü belirli bir ziyaretçi profili istiyordum. Sitede geçirilen süreyi artırabilecekken kimsenin zamanını almama adına elimden gelen herşeyi yaptım. Google'dan birilerini kandırarak ziyaretçi çekebilecekken yapmadım. Sitede olmayan birşeyleri varmış gibi gösterme yoluna falan gitmedim. Dürüst oynadım oyunu.

Bu süre zarfında oldukça fazla şey öğrendim. Bilgisayar ve internet adına birçok kullanıcıdan çok daha fazla kültür ve bilgiye sahibim. Sadece teknik ayrıntıları kastetmiyorum, bilinçli bir internet kullanıcısı olarak büyük şirketler, insanlar, halkımız hakkında çok daha fazla şey biliyorum. Teknik ayrıntıları bilmenin yanında biraz da insanın bunu yorumlayacak kültürü, birikimi olmalı. Üzülerek söylüyorum benden çok daha üstün hatta mesleği internet, bilgisayar üzerine olan bazı kişilerin birçok şeyi yanlış yorumladıklarını gördüm. Bu yüzden bu üç yıllık sitenin bana kattığı oldukça fazla şey var ve mutluyum.
Reel olarak da yararlarını gördüm. İki arkadaşıma meslekleri ile ilgili internet siteleri kurdum ve bu süre zarfında o siteleri de yönettim. Ve onların para kazanmasını, kariyerlerinde ilerlemelerini sağladım.
Ben biliyorsunuz bu siteye hiçbir zaman reklam almadım. Ve para kazanmadım buradan.

Ama sonuç vasat. Belki aklımda net bir fikir olsa ve yoğunlaşabilseydim farklı olurdu. Aslına bakarsanız bu sitenin şimdiki durumu benim son 3-4 yıldır yaşamımın bir yansıması. Zaten adı Harun EŞKAR GÜNLÜĞÜ:)
Benim yaşamımda son 3-4 senedir vasat bir şekilde devam ediyor. Hayatımdan pek memnun değilim. Zaten yazılarımdan rahatlıkla anlaşılır.

Peki ama hem hayatım hem site için şimdi ne yapmak gerekir.
Birçok çözüm yolu var ama hangisi doğru?
Birçok tavsiye var ama benim için hangisi doğru?
Bu sorunun cevabını ben bulmalıyım işte bu doğru!!!

Belki bir süreç zarfında, belki radikal bir değişiklikle , rotamı çevirmem gerekiyor. Çünkü ben yaşamımdan memnun değilim. Mutlu olmak önemli değil memnun değilim!!!

Benim gerekli cevapları bulmam ve birşeyleri değiştirmem için yalnız kalmaya, bir çeşit inzivaya ihtiyacım var. Ve bu yalnızlık 5-10 günlük birşey değil.

Siteyi takip eden siz okurlarıma üzülerek söylüyorum. 2011YGS ve 2011LYS değerlendirme yazılarının dışında önümüzdeki en az 6 ay belki daha uzun bir süre hiç yazı yayınlamayacağım. Nuray belki birşeyler yazar onun için siteye sürekli girip bakmaktansa şu yanda duran mail aboneliği bölümüne mail adresinizi yazın ki bir yazı yazıldığında size mesaj gelsin. Hotmail kullanıcıları gereksiz posta klasörünü kontrol etsin onaylama mesajı genelde oraya düşüyor. Onaylama mesajını açıp gerekli bağlantıyı tıklamazsanız mail aboneliğiniz gerçekleşmeyecektir.

Site ile ilgilenmeyeceğim için yorumlara da siteyi kapatıyorum.
Herhangi bir şekilde iletişime geçmek isterseniz iletişim sayfasındaki form'dan yada mail adresime mesaj atarak bana ulaşabilirsiniz. Atılan her mesaja yanıt vermekle birlikte sorulan her sorunun cevabını verme için gerekli enerjiyi, isteği bulamayıp yardımcı olamayabilirim kusuruma bakmayın.

Yazılarımı takip etme inceliğini gösterdiğiniz, yorumlarınız ve sevginiz için çok teşekkür ederim. Sürç-i lisan ettiysek affola.
Güzel günler diliyorum sevgi ve saygılarımla...







MASCARA

Gönderen Harun


Gardı düşerken akıp gidiyordu Rimel’i. Dört çiftin açtığı beş çiftin kestiği, gözleri siyaha çalan aşkın maskarası. Otur! Aynayla yüzleşmeden önce, yüzüme bak benim. Sesin gergin, yüzün bulanık. Anlasana oyun masada oynanmıyor... Kalkmana gerek yok artık.
Anlatacaklarım ve anlayacakların var, bir de alacakların.
Hesap lütfen...
Otur!
En olmaz zamanda düşer çenem benim.
Gitme, dur.
Ve duy
Son cümlede en müstehcen gerçeği. Ahh kaçırdın her zaman ki gibi... Sen ağlarken benim gözlerim yanıyor. Aynan burda. Yüzüme bak benim.

FARKINDALIĞIN ACISI

Gönderen Harun 1 Ara 2010


Yalanları cümleler arasından cımbızla tek tek seçebiliyorum.
Dönen oyunların farkındayım.
Konuşulanlardan haberdarım.
Bakışlardaki samimiyetsizlik o kadar açık ki!
Övgü ve iltifatlar ardındaki gerçekler o kadar net ki!
Lütfen yeter kanmıyorum bunlara. Lütfen yeter kanıyorum.
Gerek yok bunlara, bu oyunlara, KARAT 'da yazdım ben herşeyi, anlasanıza.
Ben yokum bu savaşta , meydan sizin takılın siz, beni kendi halime bırakın.
Ben bu savaşa girecek olsam zaten girerdim. Girmiyorsam bu savaşa, bunun sebebi saflığı ve güzelliğini korumaktır bazı şeylerin. Çünkü sizinle savaş kirlenmektir. Üstün gelsem bile , yıkıp devirsem bile hepinizi, sonunda sizden biri olacağım. Ve bunun adı kaybetmektir.
Herşeyi görebiliyorum ve acıtıyorsunuz. Sabrım kalmadı aptal rolü oynamaktan, bilmiyor, anlamıyor gibi davranmaktan. Birgün yüzünüze karşı patlayacağım. Vazgeçin artık.
Ben yokum bu savaşta, meydan sizin, takılın siz, beni kendi halime bırakın, yokmuşum gibi davranın.