YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER


Her epsilon büyük sıfır için en az bir...
Üniversite yaşamımız bu cümleyle geçti biz matematikçilerin. Milyarlarca insan bu cümleyi hiç duymadı. Ve hiç duymayacak.
Başlangıçta herşey karmaşıktı. Hiçbir anlamı yoktu. İstenildiği kadar küçüktün, anlayamazdın. Sonra birgün birşeyleri yavaş yavaş anlamaya başladık. Gizli bir el bizi sanal ama güzel bir dünyanın içine çekiyordu. Güzeldi çünkü inanılmaz bir sistemin, düzenin varlığını keşfediyorduk her geçen gün. Epsilona bağlı nler vardı neler. Fiziksel dünyadan azçok hepimiz rahatsızdık ve biz yeni dünyalar keşfetmiştik, birbirinin içine girmiş sarmal yapılar. Orada herşey mükemmeldi. Özlediğimiz, arzuladığımız gibi...
Üç boyutlu veya daha fazlası bize yetmiyordu. Bizde boyut miktarı sonsuzdu, canımızın istediği kadardı.

Uzun yıllar anlayamadık, defterlerimizi doldurduk teorem ve ispatlarla...
Resmin tamamını göremiyorduk...
Anladıklarımız vardı ama ilişkilendiremiyorduk başka şeylerle...
Anladığımızı zannediyorduk gerçek manada anlamıyorduk...
Neyin nerden niçin geldiğini bilmiyorduk, ispatın basamaklarını biliyor olduğumuz halde...

Sonra birgün belki bir derste, belki bir finale çalışırken, sanki sihirli bir el dokunmuş gibi şifre çözülmüş gibi sanki büyük resmi görmüş gibi bir duygu, hayretler içerisinde , hayatımızda daha önce hiç yaşamadığımız bir duyguyu tattık. Anladık. Hayran kaldık. İçimiz kıpır kıpır etti. İnanılmaz bir huzur. İnanılmaz bir mutluluk. O an hayattaki herşey bomboş gözüktü gözümüze. Ve o anın, o dünyanın içinde ilelebet kalmak istedik.

Aradan yıllar geçti. Bazen diyorum ki keşke hiç anlamasaydık. Hiç tatmasaydık.
Evet çok güzeldi. Ama tatmasaydım matematiği bu kadar çok sevmeyecektim. Matematiği bu kadar çok sevmeyince de matematik öğretmenliğinden bu kadar çok nefret etmeyecektim. Hayat bu kadar sahte ve yalan gelmeyecekti. Evet biliyorum zamanı geri çevirsek tercihim değişmezdi. Ama gerçekten çok acıtıyor. Tükeniyorum, tükeniyoruz.
Biz hastalıklıyız, bir süreliğine veya bir anlığına başka bir dünyada yaşadık.
Bizi huzura erdirecek tek şey ucundan kıyısından keşfettiğimiz o sonsuzluktur.
O sonsuzluk ise ya Aşk'tır ya da Ölümdür.

| Bu yazıyı arkadaşına gönder

10 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR

  1. Adsız dedi ki:
  2. Bu kadar doğru ve içten anlatılabilirdi sanırım;'paylaş'tım izinsiz -size ait bi yazı olduğundan bi parça huzursuz olarak-.Teşekkürler...

     
  3. Harun EŞKAR dedi ki:
  4. Zaman ayırıp okumuş ve birde paylaşıma layık görmüşsünüz. Ayol ne huzursuzluğu:)
    Asıl ben teşekkür ederim.

     
  5. T(r,k)_tarık dedi ki:
  6. Bazen matematiği insan sadece kendisine görünen görüntü olarak görüyor...
    -Aaa bak bak nasıl müthiş değil mi?
    -?? ne yahu bişiy görünmüyor.
    -:(

     
  7. Harun EŞKAR dedi ki:
  8. Tepe noktasından bakmak lazım.

     
  9. Uğur dedi ki:
  10. Belki de bize o duyguyu aramayı öğretmelisniz bulamamamız koşulunu koyarak sonuna.

     
  11. selin dedi ki:
  12. mutlak olanı bulacağına inanmak bir yanılgıdır, yakalasak bile elde tutamıyoruz. Biz insanları en çok heyecanlandıran şey de değişmemek belki de..

     
  13. Harun EŞKAR dedi ki:
  14. İlk cümleyi anladım. Ama ikinci de doğru anlayıp anlamadığım konusunda tereddütlerim var ne kastettiniz?
    -Biz insanları en çok heyecanlandıran şey de değişmemek belki de-???

     
  15. selin dedi ki:
  16. Mutlak olanı bulduktan sonra geriye o duyguyu ve düşünceyi eskitmemek kalıyor ; " En uzun şimdiyi ya da anı yaşayarak değişmemek.. Bu kimileri için bir kaç saat, kimileri için birkaç gün belki çok azı için de bir ömür.." .

     
  17. Harun EŞKAR dedi ki:
  18. Hımmm iyi ki sormuşum?

     
  19. selin dedi ki:
  20. :)