YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

HOCAM KAĞIDIMA BAKABİLİR MİYİM?

—Hocam kağıdıma bakabilir miyim? —Sınavda 40 dakika boyunca bakmışsın zaten yetmiyor mu? —Hocam ne olur bakayım —Bak elimde tutuyorum görüyor musun baktın işte tamam mı?

KATİBİM TÜRKÜSÜ

Benim gibi siz de bu türkünün Osmanlı nın eğlenceli zamanlarında, mesela Lale devrinde, Üsküdarın büyük konaklarında, mor sarmaşıklı, cumbalı evlerinden birinin penceresinden bakan kızlar tarafından, gönüllerini kaptırdıkları civan bir katip için söylendiğini sanırsınız. Fakat gerçek ne yazık ki öyle değil...

HAFIZAMIN ÇÖKTÜĞÜ ANLAR

Görür görmez tanıyorum evet bu o diye. Ama sevmemiştim lanet soruyu. Bu yüzden kaydetmemişim uzun süreli belleğime. Düşünsem çıkartacağım ama ben sevmiyorum ki o soruyu. Çözerken mutlu olmayacağım ki! Beynimi yormak istemiyorum. Zaten hatırlanacak onlarca şey var. Sevmiyorum; sevmediğim soruları çözmeyi...

İSTANBUL

Seni kurşun kalemle yazacak kadar tanıyorum aslında. Her an silip düzeltilecek, değiştirilecek, tamamlanmamış ve belki de hiç tamamlanmayacak bir tablosun aklımda...

STAY HUNGRY STAY FOOLİSH

Zamanınız kısıtlı bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına kapılıp kalmayın.Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi...

KISA KISA 3

Gönderen Harun 25 Haz 2009


''Demin bir binanın önünden geçtim. Önünde denizci askerler nöbet tutuyordu. Kasımpaşa Orduevi falan gibi birşey yazıyordu. O bina nerde dedi.'' bir adam.
Tarif ettim yolun karşısını göstererek.
''Ama sanki şu taraftaydı'' diyerek başka bir yöne, kafası karışık şekilde bakıp durdu. İnanmadı diye düşündüm.

''Bu caddenin adı nedir dedi'' bir adam?
İstiklal Caddesi dedim. İstanbul'lu bile olsa, bilmemesi normal bence.
Benim aklıma Zeytinburnu'nda oturan, Yıldız Teknik'te okuyan, doğma büyüme İstanbul'lu , sonradan dizi oyuncusu olan bir kız geldi. Kız Kulesinin yerini bilmezdi kendisi.


İstiklal'de kusuyordu bir kız.
Kusan insan görüntüsünün beni rahatsız etmemesinin, çocukluğumdan kalma birşey olduğunu düşündüm;
Hasta olduğumda nane-limon içirilip, yorganın altında ter basa basa yatırılırken, ıslanan atletim değiştirilirken(benim çocukluk sözlüğümde onun adı gömlek, gömleğin adı ise mintan'dı), bilirdim kusmam için yapılıyor herşey. Kustuğum anda iyileştim demektir. Kusarken başımı ellerinin arasına alıp hafifçe sıkardı annem ki şiddetle tavsiye ederim kusma işlemini kolaylaştırır ve daha az acı çekersiniz. Ve kustukça konuşmasındaki ses tonundan anlardım iyi birşey yaptığımı. Çıkan yeşil şeye safra derdi. Üşütmüssün derdi. Kusma eylemine kullandığı kelimeyi ben bir türlü telaffuz edemez, istiğfar kelimesi ile karıştırırdım istifrayı. Kusan insan gördüğüm zaman mutlu olurum ben; rahatladı diye. Birileri kusma kelimesinden bile rahatsız olur, görüyorsunuz ben bir paragrafta 50 kez kullandım:)
Çocukluktan kalma şeyler çok zor değişiyor. Nane- limonun tadını hep sevdim. Sonra çok şaşırdım birçok kişinin kokusunu sevip, tadını sevmediğini öğrendiğimde.



Topuğu mazgala sıkışmış bir kadına,yoldan geçen bir adamın yardımcı olduğunu gördüm.
1)Aferin beyefendi adammış.
2)Umarım kadın, adamın ard niyetli olduğunu düşünmüyordur.
3)Umarım etraftakiler adamın ard niyetli olduğunu düşünmüyordur.
4)Bu belediye nasıl düşünmez metrobüs çıkışına böyle mazgal yapılmayacağını.
5)Etrafta çok kalabalık, gıcık durum.
6)Kamera şakası mı acaba?
7) Ben yardımcı olur muydum?
8)Kadınların toplumda taciz edilmesi, zamanla kadınları kabalaştırıyor bu bilinen bir gerçek. Aynı zamanda bu kaba tepkilere maruz kalan iyi niyetli erkeklerde kabalaşıyor, bu gözden kaçan bir gerçek.
Erkek: Yardım edeyim mi? Kadın: Gerek yok. ............ Erkek: Yardımcı olabileceğim birşey var mı? Kadın: Ben hallederim. ............. -Şuradaki bayana yardım edelim mi bak topuğu sıkışmış yazık! Erkek: Ne hali varsa görsün, bunlar yere kapaklansa dönüp bakmayacaksın.
9)...
Diyorum ki bırakın sıra beklemeyi, saç tıraşım 15 dakikayı geçtiği anda sıkılmaya başlıyorum. Bu kadınlar kuaförde saatlerce sıkılmadan nasıl kalabiliyorlar?
Hadi normal zamanları geçtik, gelin başı için gittiklerinde içerde birileri cinnet geçirmeden nasıl duruyor?

Bkz:KISA KISA
Bkz: KISA KISA 2

PARA HESABI 2

Gönderen Harun 22 Haz 2009


Doktorun teki tatil amaçlı bir kasabaya gitmiş. Kasabadaki otele yerleşip, beş günlük ücret olan 100 doları otel sahibine peşinen ödemiş. Sonra valizlerini alıp odasına çıkmış.
Otel sahibi parayı alıp manava gitmiş ve 100 dolarlık borcunu ödemiş. Sonra manav terziye gidip 100 dolarlık borcunu ödemiş. Ardından terzi bakkala gidip 100 dolarlık biriken borcunu ödemiş. Sonra bakkal otele giderek, eşiyle kavga ettiğini ve beş gün otelde kalacağını söyleyip otelciye 100 dolar vermiş.Ve odasına çıkmış.
Tüm bunlar çok kısa bir zaman zarfında olmuş.Ve tatil için gelen doktor resepsiyona inip, acilen ayrılması gerektiğini söyleyip, verdiği 100 doları alıp gitmiş.
-Doktor getirdiği parasını alıp gittiğine, ortada başka para da olmadığına göre, eşiyle kavgalı bakkal otelde bedava mı kalıyor?

Ahmet'in ve Mehmet'in 60'şar adet elması varmış. Ahmet iki tanesi 10 liradan elmalarını satıp 300 lira kazanmış.Mehmet ise üç tanesini 10 liradan satarak 200 lira kazanmış.

Ertesi gün bir anlaşma yapıp yine 60'şar elma yani toplam 120 elma alıp birlikte satma kararı almışlar. Kaça satacaklarını ise şöyle karar vermişler;
Ahmet iki tanesini 10 liraya satıyordu. Mehmet ise üç tanesini 10 liraya satıyordu. Bu sefer beş elmayı 20 liraya satmaya karar vermişler.
Ve elmaların hepsini satıp 480 lira kazanmışlar. Tabiki kavga çıkmış, çünkü birgün önce günün sonunda 500 lira vardı.

Bu çok meşhur, birçok kişi biliyor ama ben yine yazayım.
Üç kişi lokantaya gitmiş ve hesap 25 lira gelmiş. Her biri cebinden 10 lira çıkartıp garsona 30 lira vermişler. Garson para üstü 5 lira getirmiş. Garsona 2 lira bahşiş bırakıp her biri 1 lira alıp cebine atmış.
Başta 10 lira verdiklerine ve sonra 1 lira geri aldıklarına göre her biri 9'ar lira verdi.
9+9+9=27 lira, garsonada 2 lira bahşiş verdiler 27+2=29
1 lira nereye kayboldu.

Bkz; PARA HESABI

HOCA'YA SAYGIYLA

Gönderen Harun 21 Haz 2009

DOZ AŞIMI

Gönderen Harun 20 Haz 2009


Hani özene bezene, hiç acele etmeden bir yemek yapmaya başlarsın.Evde yoksa ''aman o da eksik olsun'' demiyerek gidip marketten eksik tüm malzemeleri alırsın. Bıçakla özenle doğrarsın. Baharatları, salçayı vs. itinayla ilave edersin. Ocağın ateşine, pişme süresine, piştikten sonra yemeğin dinlenmesine özen gösterirsin. Yemeğe oturup, ağzına götürdüğün ilk kaşıkla tam bir hayal kırıklığı yaşarsın!!! Olmamış.

Halbuki aynı yemeği bir ay önce üstünkörü, eksik malzemelerle yaptığın halde çok daha lezzetli yapmışsındır.



İşte ben bunun sebebini biliyorum. Bunun adı; aşırı dozda sevgi kullanımı. Sevgiyi çok katınca, aminoasitler tepkimeye girip yemeğin tadını bozuyor.Peki ne yapmak lazım, sevgi katmayalım mı?
Katmalıyız tabi, ancak belli etmeden. Aminoasitler hissetmemeli. Yemeğin, çayın, kahvenin güzel olması için elimizden geleni yaparken, bir yandan da şöyle cümleler kurmalıyız
;
Canım yemek olsun da ne olursa olsun.
Aman kıymasıda da eksik olsun.
Domatesler kötü çıktı ama boşver, salla gitsin.
Bir deneyin haklı olduğumu göreceksiniz. Sakın dediğimi yanlış anlamayın. Sevgi katın, fakat belli etmeyin.


aşırı doz sonucu, sevgi ve ilgi komasına girmiş çiçek

TEKNOLOJİ HARİKASI

Gönderen Harun 19 Haz 2009

2009 ÖSS MAT- 2- DEĞERLENDİRMESİ

Gönderen Harun 18 Haz 2009

Bu sene ÖSS'de görevli değildim. Sınav sonrasında da televizyonda soruların çözümlerini yapan programları izlemedim.Bu yüzden 2008 ÖSS MAT- 2- DEĞERLENDİRMESİ'nde olduğu gibi dershaneciler hakkında yorum yapamayacağım:)

Matematik 2 testi hakkındaki düşüncelerime, yorumlarıma geçersek;
Eleştirdiğim, ''şurası şöyle olsaymış'' diyeceğim şeyler olsa da bu sınav genel manada iyi bir sınav. Sonuçta bir sınavın soru yapısı, zorluk derecesi o sınava giren herkesi mutlu etmez.Farklı yorumlar yapılabilir. Bence ÖSS gibi Türkiye genelinde yapılan bir sınav için 2009 ÖSS mat2 , günümüz koşullarında bu kadar olabilirdi.
Zorluk derecesi'ne bakacak olursak bence bu sınav geçmiş senelere göre kolay. En azından, kesinlikle zor değil!


2009 öss mat2 1. soru
2009 öss mat2 2. soru
2009 öss mat2 3. soru
2009 öss mat2 4. soru
2006-2007 ve 2008 sınavlarına kıyasla Ösym bu sınavda basit 3-4 soru sormaktansa orta düzeyde bol soru sormayı yeğlemiş. Bu senenin başlangıçtaki soruları geçmiş senelerdeki çarpanlara ayırma ve denklem sorularına kıyasla daha zor.
3. soru illaki [P(1)+P(-1)]/2 formulünü dayatmayıp, mantıken yine kısa bir sürede çözülebildiği için güzel bir soru. Geçmiş senelerdeki Toplam sembolü soruları böyle değildi!!!
4.soru güzel bir soru. Bu tip sorularda olmasa öğrenciler hiç kafasını çalıştırmayacak. Neyse ki Ösym her sene farklı birkaç soru sormaya çalışıyor.
Ben 1. soruda niye (x-2)'yi çekip yazmadıysam:)


2009 öss mat2 5. soru


2009 öss mat2 6. soru


2009 öss mat2 7. soru


2009 öss mat2 8. soruGüzel bir soru ama ben bu sorunun başta verilen şekline takıldım. O şekilde A,B noktaları ve d doğrusundan başka hiçbirşey yazılmasa sanki soru daha anlaşılabilir olurdu.


2009 öss mat2 9. soruGeçmiş senelerde aritmetik-geometrik gelmedi. Basit bir geometrik dizi sorusu, fakat olmamalıydı.Bu sınavda karmaşık sayıdan 1 soru, logaritmadan 1 soru , türev uygulamadan 1 soru geliyorsa, geometrik dizi 1 soruyu haketmez. Eğer amaç işlem ve düşünce yeteneğini ölçmekse toplam veya çarpım sembolü ile bu rahatlıkla yapılabilir. Peki geometrik dizinin mahsuru ne ki! Öğrenci geometrik dizinin tanımını ve ne olduğunu bilmiyor olabilir. Ve bu son derece normal.19-20 soruluk bir sınavda ayrıntı konulardan soru gelemez. İllaki sormak istiyorsan, geometrik dizinin tanımını yaparsın sorunun başında, olur biter.


2009 öss mat2 10. soruDizilerde limit müfredatta varmı? Gerçi ben fonksiyonmuş gibi çözdüm:)
Bu soru tuhaf olmuş.



2009 öss mat2 11. soru


2009 öss mat2 12. soruGüzel soru.


2009 öss mat2 13. soruTürev alma sorusu pek alışık olduğumuz bir soru değil. Türevden genellikle uygulama sorusu gelirdi. Başlangıçta dediğim gibi basit sormaktansa orta düzeyde bol soru sormuşlar. Aslında integralden hem integral alma hemde uygulama sorulduğuna göre, türev alma sorusu neden olmasın, böylece uygulamayı başaramasa da türev almayı bilen kişiyi belirleme adına sorulması güzel. Ancak limit iki tane olunca türev uygulamadan 1 soru gelmiş ve bu da biraz az olmuş. Çünkü türev uygulama çok geniş ve önemli bir konu. Aslında dizi limitinin veya geometrik dizi yerine türev uygulama çok güzel giderdi.


2009 öss mat2 14. soru


2009 öss mat2 15. soru

2009 öss mat2 16. soru


2009 öss mat2 17. soruİntegralden fazla zorlamamışlar ve iyi de yapmışlar. Zaten birçok öğrenci integrali başaramıyor.Aslında 2006'da bu integral sorularıyla başlayıp sonraki senelerde zorlaştırsalar çok daha mantıklı olurdu. Ösym tersini yaptı:)


2009 öss mat2 18. soru


2009 öss mat2 19. soru


2009 öss mat2 20. soruBu 20. sorudaki çemberi, acaba geometri sorularında çemberin bir tanecik olmasına bağlayabilir miyiz?
Aslında Analitik için de aynısını yapabilirlerdi. Geometride 3 tane analitik sorusu yerine analitiğin bir sorusu mat 2 'nin sorularına dağıtılabilirdi.

Neyse çok konuşmayım, sonuçta ben beğendim, iyi bir sınavdı. Öncelikle ezbere mahkum etmeyen bir sınavdı ki bu çok önemli. Belli ki olabildiğince özen gösterilmiş. Aşağıdaki Mat-1- sorusunda bile üçgenin alanı için analitikteki üçgen alanı formulünü bilmeye gerek yok. Noktaları yerleştirseniz alanı rahatlıkla bulabilirsiniz. Ki bu bir tesadüf değil soruyu hazırlayan özel olarak bunu amaçlıyor.
2009 öss mat 1 geometri

2009 öss matematik 2
2009 öss matematik 1
cevap anahtarı