YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

KISA KISA (2)

Gönderen Harun 22 Nis 2009


''Oğlum bir tane daha, bir tane daha deme, usta döner 2 oldu, usta döner 3 oldu de ki ben kaç tane yapmam gerektiğini kafama yazayım'' dedi bir dönerci çırağına. Ayrıntı ama önemli dedim içimden.

'' Alınan bilgilere göre cumartesi yağmur yağma olasılığı %50 pazar günüde olasılığın yine %50 olduğu bilgisi verildi. Yani haftasonu %100 yağmur yağacak'' diyen spikerle dalga geçen, yıllar önce okuduğum kitabı hatırlayamadım.

Trigonometrinin olasılıktan daha zor olduğunu düşünen öğrencilerin aslında olasılık konusunu anlamadığını, öğrencilerin bir matematik konusunun zorluğunu yapılan işlemlerin uzunluğu, sembollerin çokluğu ile değerlendirdiğini, bunun büyük bir yanılgı olduğunu düşündüm.

Yukarıdaki paragrafta paradoksal bir durum olduğunu, olasılık konusunu anlayan öğrencilerin olasılığın zor olduğunu kabul edecekleri gibi bir imada bulunduğumu, yani bir öğrencinin bir konuyu anlamasının onun zor olduğunu kabullenmesine sebep olabileceğini söylediğimin farkına vardım. İyi de temel olarak bir öğrenci anlamadığı konulara zor demez mi? Bir yönden haklıyım bir yönden ise...

Olasılık denince var mısın yok musun programı aklıma geldi. Sonrasında da Ali NESİN'in bizimle paylaştığı şu mükemmel yazıyı hatırladım. Açıp bir kez daha okudum. Sonrada yaşam, olasılık, kader üzerine biraz felsefe yaptım kendi kendime.

Curta denilen mekanik hesap makinesinin sitesinde gezdim biraz. Yıllar önce icat eden adamlara hayranlık duyarak. Simülasyonu ile oynadım ama pek kullanamadım. Halbuki akla hayale gelmeyecek birçok işlem yapılabiliyor. Eskiden eczanelerde ve hala birçok devlet kurumunun bir köşesinde gördüğüm facit aklıma geldi. Ben onu da kullanmayı bilmezdim.

Şişhane metro istasyonunun yerin 25-30 kat aşağısında olduğunu, İstiklal Caddesine çıkmak için üstüne üstlük epey yürümek gerektiğini görüp, asansör kullananlar konusundaki eleştirimi kısmi olarak geri aldım.

OTOBÜSTE YAŞLILARA YER VERMEK isimli yazımda bir otobüse ana duraktan binen bir kişi ineceği durağa kadar oturma hakkına sahip midir değil midir? Veya bu ne kadar etiktir? Soruları yazıyı yazmadan önce aklımda olduğu halde yazıyı yazarken unuttuğumu ve bir ara o yazıyı düzenlemem gerektiğine karar verdim.

KISA KISA
isimli yazımın adını kısa paragraf yapısından dolayı koyduğumu, fakat saçlarını kestiren çocuk resminin okurlarımda kısa saç kesimi ile alakalı birşeyler yazdığım izlenimini uyandırabileceğinin farkına vardım. Bunun üzerine esprili bir yaklaşımla KISA KISA(2) yazısında da kuaför ve saç kesimi ile alakalı birşeyler yazmaya karar verdim.

Bazen
hayat sürpriz hediyeler veriyor . Tıpkı HEP-YEK HAZİRAN İKİBİNSEKİZ isimli yazımdaki resimde ''zarlar niye 1-1 değil'' diyen arkadaşıma cevap ararken aslında hiç ayarlamadığım ve düşünmediğim halde yazının yazılma tarihi 11.06 olduğundan dolayı zarların üst yüzeyine gelen sayıları toplarsan 11 yanda gözüken sayıları toplarsan 6 eder diyerek kıvırdığım gibi.

Diyorum ki ; Bu kadınlar depresyona girince neden saçını kestirir. Saçını her kestirdiğinde neden kuaförün fazla kestiğinden şikayet eder. Erkekler Bayan kuaförlere göre neden kadınların saçlarını daha iyi keser veya daha güzel yapar (kadınların yalancısıyım). Bu arada uçan araba veya ışınlama cihazı icat etmekten vazgeçtim. Kadınların hiçbir eşyasını kaybetmediği, çantanın içerisinde ne kadar çok şey olursa olsun, elini attığı anda istediğini bulabileceği bir çanta icat etmeye karar verdim. Milyon dolarlık servetim olur diye düşünüyorum.

, , | Bu yazıyı arkadaşına gönder

0 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR