YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

KELİMELER

Gönderen Harun 1 Nis 2009


Oynadığım sen değilsin sadece kelimeler. Onlar rollerini çok iyi biliyor. Gerektiğinde nasıl evrileceklerini ve devrileceklerini.
Hepsi bir şeyin adı. Fakat hiçbirinin adı yok, ne tuhaf! Kendini unutmalı başkası olabilmek için.

Oynadığım sen değilsin sadece kelimeler. Bir çocuğun oyuncaklarıyla oynaması gibi değil.
Ben onlarla birlikte oynuyorum. Durağanlıktan uzak, hareket halinde hepsi. Birlikte birşey yapmak, kendin olabilmek demek.

Oynadığım sen değilsin sadece kelimeler. Tekrar ettikçe anlamları genişliyor.
Tekrar ettikçe değişiyorlar.
Tekrar ettikçe güzelleşiyorlar.
Tekrar ettikçe güçleri artıyor.
Tekrar ettikçe sıkmaya başlıyorlar.
Tekrar ettikçe başa dönüyorlar.

Tekrar ettikçe yok oluyorlar.


Tekrar etmek, yaşamın takendisi.Oynadığım sen değilsin sadece kelimeler.


| Bu yazıyı arkadaşına gönder

3 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR

  1. nevin dedi ki:
  2. kendini unutmalı başkası olabilmek için..
    düşündürücü..

     
  3. diskriminant dedi ki:
  4. Belki alakasız olacak (ama matematik analitik olduğu kadar spesifiktir de)...Kelimeler,evet kendini unutturur da başkasını hatırlatır.Ama bırakırsak onları,doğallığıyla...Operasyon geçirmezse durup dururken...Onun sesinin üzerinde montaj,vokal ayarı,tizlik yapmazsanız, size ses olan kelimeyi nida ettiğinizde veya size edildiğinde doğal kavramların yoklamasını alırsınız zihin dünyanızda...O kelimenin karşılığı olan doğal şey ne ise ayağa kalkıp "burda!" der.Ama günümüzde o kadar kelime o kadar değişik ifadelere kısayol yapılmış ki,kullanımdan alaşağı edilmişler adeta...Onlara haksızlık yapılmış...Örneğin bir zamanların türküsünde "asmalarda üzüm,yosmalarda gözüm..." şeklinde güzeli ifade eden "yosma" bu gün kötü kadındır maalesef...Geçmişte kereste-marangoz dükkanı olan "karhane" şimdi öyle menem bir yerdir ki yüzleri kızartır...El-yüz yıkadığımız "lavobo" bu gün daha da içeri bir yerdir ve üzerine sifon çekilme vakti uzak da değildir...Vel hasıl pis şeyi tuttuğunuz peçete de kirleniyor...Onu da atıyorsunuz...Toprağı kayalardan yüz yılların aşındırmasıyla elde ediyoruz...Kelimeleri ise kayalardan daha sert olan tarihin-kültürün bağrından getiriyouz...İkisini de erozyona çok kolay feda ediyoruz...Kelimeleri savuruyoruz,dilimizi kesiyoruz.Kesilen dil biyolojik olarak eski haline dönebilir ama,kültürel olarak bu imkansız....

     
  5. Adsız dedi ki:
  6. yaşam hep tekrarlardan ibaret mi?bence değil... aynı şeyleri yaptığınız anlarda bile, mutlaka değişen birşeyler oluyor bence...yaşam,tekrarın takendisi olmamalı bence..