YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

ZAMAN(3) AN

Gönderen Harun 16 Mar 2009


Yıllar önce bilgisayar programcısı bir arkadaşıma çeşitli sorular sormuş ve bilgisayarın nasıl işlediğini kavramaya çalışmıştım. Sohbetimiz esnasında ve sonrasında insan beyni, hareket ve zaman konularında ufkum genişlemişti.
Bugün hala böyle mi bilmiyorum ama bilgisayar işlemcisinin çalışma prensibi çok ilginçti. Arkadaşımın dediğine göre işlemci denilen çip, aynı anda iki işi birden yapamıyordu. Aslında iki program çalışırken işlemci saniyenin çok küçük bir bölümünde A programını sonrasında B programını çalıştırmakla meşgul oluyor, fakat bu süreler çok kısa olduğu için bize ikisi aynı anda çalışıyor gibi geliyormuş. Örnek olarak bilgisayarda bir şarkı dinlerken, büyük bir programı çalıştırdığımızda müziğin bir süreliğine kesilmesinden bahsetmişti. İşlemci o sırada iki program arasında git gel yapamayıp sadece yeni açılan programla ilgilendiği için müzik kesiliyormuş.

Eğer insan beyni işlemci gibi çalışıyorsa, kolumu kaldırırken, elimi sallarken, gözümü kırparken ve benzer tüm hareketleri yaparken aslında bu hareketlerin kesintili, küçük küçük milyarlarca hareketin ardı ardına hızlı bir şekilde sıralanmasıyla meydana geldiğini düşündüm. Ayağımı oturduğum sandalyede sallayıp bu hareketi yavaş çekim bir kamerayla izlediğimi hayal ettim.

Daha sonra insan beyni ve vücudunu doktorlara havale edip bambaşka bir şey düşündüm. Fırlatılan bir taş küçük küçük sonsuz adette sıçramayı, atlamayı peşi sıra gerçekleştirerek mi hareket ediyordu. Aslında biz hareketleri kesintisiz sürekli olarak algılasak ta gerçek öyle değil miydi?
Aslında her şey bir film miydi? Fotoğraf karelerinin önümüzden hızlı bir şekilde geçmesini mi izliyorduk? Ve her fotoğrafın adı AN mıydı?




ARİSTOTELES
ve PLATON

Aristo'ya göre zamansız an, ansız zaman olmaz. Fakat Aristo an'ı zamanın bir parçası olarak kabul etmez. An'ı bir sınır olarak görür.Ve şu şekilde anlatır;

"... biz zamanın geçmekte olduğunu söylerken, bir şeyin
diğerinden farklı olduğunu; ancak arada bir üçüncü bir şeyin de olduğunu
söyleriz. Bu üçüncü şey ândır. Ân'la sınırlanan şeyin zaman olduğu
düşünülmektedir... Önce ve sonrayı içine alan zamanı, ân belirler... Zaman, ân'la
devam ettirilir ve ân'da bölünür..."
"...Ân, zamanın bağıdır, şöyle ki
o, geçmiş ile gelecek zamanı bağlar ve o, zamanın sınırıdır, yani birinin
başlangıcı diğerinin sonudur."

Platon ve Aristo an'ın ne hareket ne de durgunluk olduğunu söylerler.Aristo zamanı bölünebilen birşey olarak kabul eder. Ve an'ların birbiri ardına gelmekle beraber bitişik olmadığını, çünkü bitişik olduğunda zamanın önce ve sonra diye bölünemeyeceğini, bu durumda herkesin aynı zaman diliminde yaşadığı ve hareket ettiği gibi bir sonucun çıkacağını söyler.

Aristo zamanın sonsuzca bölünebileceğini kabul eder.Ve ekler; sonsuzca bölünebilen miktarlar sonsuzdur, zamanda sonsuz kere bölünebileceğinden, zaman sonsuzdur.

Zaman bölünebilir veya bölünemez. Zaman sonsuzdur veya değildir. Ama Aristo'nun zamanın sonsuzluğunu açıklama şekli bir matematikçi gözüyle yanlıştır. Aristo sonsuz elemanlı bir küme ile sınırlı bir küme kavramını karıştırıyor.Bugün lise düzeyinde matematik bilen, reel sayıları anlayan herkes bilir ki (0,1) aralığında sonsuz adette sayı vardır. Ve ben bu kümeyi her defasında ortadan ikiye bölerek sonsuz adette dilim oluşturabilirim.Hatta her dilimde sonsuz tane eleman olacaktır. Fakat bu küme sınırlı bir kümedir. En büyük elemanı 2 bile değildir.
Sonsuz tane elemanı yan yana getirdiğinde karşına sonsuz uzunlukta birşey çıkmak zorunda değildir.
İslam filozofları Aristo'nun zaman felsefesinden etkilenmişler fakat İslam inancıyla örtüşmeyeceğinden dolayı zamanın sonsuzluğu meselesinde Aristo'dan farklı düşünerek epey kafa yormuşlardır. Benim Aristo'nun tezine getirdiğim karşıt görüş böyle bir kaygıdan değil gerçekten matematiksel olarak açıklamayı yanlış bulmamdandır. Dediğim gibi zaman sonsuzdur veya değildir fakat Aristo'nun tezi yetersizdir.Zamanın sonsuzluğu meselesi ise ilerdeki yazılarımda görüleceği gibi günümüzdeki zaman anlayışları karşısında çok farklı boyutlara taşınacaktır.
Biz şuan şu an konusunu bitirelim:)


İBNİ SİNA-İBNÜ'L ARABİ-GAZALİ

İBNİ SİNA ve GAZALİ benzer görüşlere sahiptir.İBNİ SİNA an'ı zamanın bir parçası olarak görür. Ve zamanın bölünebilir birşey olduğunun zihnimizdeki kanıtının, an kavramı olduğunu söyler.

"...zamanın
bölünebilmesi, zihinde kendisi için sonlar (nihayetler) düşünülerek (vehmedilerek)
mümkün olur. Bu zihinde düşünülen sonları ise biz, ân'lar olarak adlandırırız...
Zamanda ân oluşu bir'in sayıda oluşu gibidir..."
(İBNİ SİNA)

Zaman-ân ilişkisi konusuna Ebu'l- Berekât el- Bağdadî ise çok farklı bir
açıdan izah getirir. Şöyle ki, "Geçmiş ve gelecek diye ikiye ayrılan ân da bir çeşit
zamandır..." derken ân'ın geçmiş ve gelecek yönünün bulunduğuna işaret eder.
Ayrıca bu ân'ın gerçek zaman olmadığını; ancak bir bakıma zaman olduğunu
vurgular. An'ın zamanla varlık arasındaki irtibatı sağladığını ise, "..ân,
zamanla varlık arasında bulunmaktadır. Zamanla var olanlar, ân aracılığıyla
temasa geçer... " diyerek belirtir.

İBNÜ'L ARABİ de an'ı filozoflar gibi sırf zihnî bir kavram olarak kabul eder [el-Fütuhat, VI, 58). Ona göre anın hariçte mevcut olduğunun zannedilmesi Hakk’ın zuhurundan dolayıdır.

BERGSON gündelik yaşamımızdaki mekansal zamanı gerçek zaman olarak kabul etmez. Ve daha sezgisel bir zaman ve an kavramından bahseder. Ve geçmiş zamanla gelecek zamanın ayrılamayacağını ve geçmiş zamanın tamamen yok olup gitmeyeceğini söyler.

ZAMAN(1)
ZAMAN(2) SONSUZLUK
ZAMAN(4) SOMUTTAN SOYUTA




Kaynaklar;
İHVANI SAFA, İBN SİNA VE GAZALİ'DE ZAMAN ANLAYIŞI
(Yrd. Doç.Kazım SARIKAVAK)1997
İSLAM FELSEFESİNDE ARİSTOCU ZAMAN GÖRÜŞÜ
(Dr. Mehmet DAĞ)1973
Heidegger`in Bergson Zaman Öğretisi`ne Getirdiği Tenkitler(Arslan TOPAKKAYA)(
Freiburg Üniversitesi Felsefe Bölümü Doktora Öğrencisi)2004
Aristo metafiziği ile Gazzali metafiziğinin karşılaştırılması (Prof.Dr. Süleyman Hayri BOLAY)1993 MEB YAYINLARI
Dini, Felsefi ve Güncel Konular Üzerine -AN (Prof.Dr.Yusuf Şevki Yavuz)

| Bu yazıyı arkadaşına gönder

0 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR