YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

RAHATSIZ OLDUĞUM VELİLER

Gönderen Harun 1 Şub 2009


1) Okulun veya dönemin bitmesine son bir ay kala gelip, dersten kalması muhtemel bir öğrenciyi dersten geçirmem için çeşitli şekillerde baskı oluşturan veliler.
Gıcık olunacak şeylerle karşılaşılabildiği gibi üzücü durumlarda yaşanır. Çocuğunun eğitimini aslında pek önemsemeyen, ilgilenmeyen, karneye yakın zamanda gideyim konuşayımda zayıf gelmesini engelliyeyim diyen velileri bir yana bırakırsak.
Bazen de aile içi huzursuzluklardan (hastalık, boşanma, ölüm, tartışma-kavga) bahseden veli, çocuğunun sağlıklı bir ev ortamına sahip olmadığını ve yardımcı olmamı ister. Öğrenciye mi üzüleceksin, yabancı(öğretmen) birine özel yaşamlarından bahsetmek zorunda kalan gözü yaşlı veliye mi üzüleceksin. Çok zor bir durum. Öğretmenliğin kitaplarda yazmayan çeşitli kuralları var.

2) Öğrencinin ilköğretim yıllarında matematik dersinin çok iyi olduğunu söyleyen veliler.

Hayır kardeşim senin çocuğunun hiçbir zaman matematik dersi iyi olmuş olamaz. Ya sen yalan söylüyorsun ki öylesini de gördüm.Ya da ilköğretimin notları şişirme, fazla fazla not verme durumu seni yanıltıyor. Bazen öğrenci gerçekten ilköğretim yıllarındaki başarıyı lise yıllarına taşıyamaz. Ama bu öğrenci yazılı kağıdında kendini belli eder. Yüksek not alır falan demiyorum. Belki yazılıdan sıfır alır ama 'bu öğrencinin matematik temeli güçlü' derim kendi kendime. Ve ilerde toparlanıp yüksek başarı gösterebilir. Konu dışına çıkmak istemiyorum ama yazılıdan alınan not herşeyi anlatmaz. Karnesine matematik dersi zayıf düşen bir öğrencim matematik dersinde gerekli başarıyı gösterememiş olsa da dersi geçen öğrencilere kıyasla matematik zekası daha üstün olabilir.
Velinin kendini ispat etmiş bir öğretmene saygı duyup, öğretmenin ders başarısı konusunda öğrenci hakkında söylediklerine inanması gerekiyor. Dershanede yanıltıcı sözler söylenebilir, özel ders öğretmeni durumu pek açık yansıtmayabilir, kolejler öğrenci hakkında sağlam bilgi vermeyebilir, bir öğrencinin gerçek durumunu en objektif şekilde dile getirecek olan devlet lisesi öğretmenidir.

3) Bir başka öğretmen hakkında olumsuz görüşünü benle paylaşmak isteyen veliler.
Bana demeyin ya!!! gidip o öğretmene söyleyin ya da okul idaresine.

4) Çocuğunu yazdırmak istediği dersane konusunda görüşümü öğrenmek isteyen, şu dersane iyi mi bu dershane kötü mü diyen soran veliler.
Haklısınız konu gerçekten önemli ama maalesef yardımcı olamayacağım.

5) Hocam dersi şöyle işleseniz, hocam hızlı anlatıyormuşsunuz, hocam daha çok soru çözseniz, hocam ödev verseniz.
Ya teyze ben sana senin akşam yemeğine ne yapacağın hakkında birşey söylüyormuyum . Herkes kendi işini yapsın.

6) Öğrencinin alan seçimi konusunda fen,tm,sosyal,dil vs. alanlarından hangisine gideceğini kendi kafasına göre belirleyen veliler.
Tamam çocuk senin çocuğun ama hayatını mahvetmeninde anlamı yok ki! Mezun olmasına olur, okulu takıntısız bitirir fakat senin çocuğunun gerek başarı gerek ilgi ve yeteneklerinin fenle, muhendislikle,tıpla alakası yok ki! Bırakın efendi gibi tm'ye gitsin.

7) Çocuğunun başarılı kariyerini kendi başarısı olarak görüp hayat boyu çocuğuna baskı yapıp, nefes aldırmayan veliler.
Bu velilerin çocukları en üzüldüğüm öğrencilerim arasındadır. Öğrenci gerekli disiplin,ahlak, başarı, çalışkanlık konusunda elinden gelenin en iyisini yapar. Fakat aile bir türlü çocuğu kendi haline bırakmaz. Ebeveyn kendi hayalini çocuğunun üzerinde gerçekleştirmek için uğraşır. Alan seçiminde kendi kafasına göre karar veren velilerde genellikle bunlardır. Hayatta yapamadıklarının çocuğunun yapmasını isterler. Para,üniversite, kariyer,saygınlık vs.
Maalesef bunu yaparkende hemen hemen hepsi sadece ders çalışma ve başarıyı önemser. Bu yüzden işi gücü ders çalışmak olan, asosyal bir çocuk çıkar karşımıza. Hadi madem çocuğunun rahat etmesini senin çektiğin sıkıntıları çekmemesini istiyorsun bari biraz rahat bırakta çocuk arada sırada kendi yapmak istediklerinide yapsın, kişiliği otursun. Gezsin,tozsun, müzik aleti çalsın, yüzme öğrensin,resim yapsın, sinemeya gitsin. Ama hayır yapmazlar, izin vermezler. Aslında gösterdikleri başarı yüzünden ençok ödüllendirme ve başka uğraşlarla ilgilenmesi gereken bu öğrenciler, kendi kaybedilmiş hayat öykülerinin acısını dindirmek için çocuğunun yaşamını kendi yaşamı addederek, çocuğuna sürekli baskı yapıp, rahat bırakmayan veliler yüzünden baskı dolu yaşam sürerler. Aslında olay çevredeki eş,dost,akrabaya yapılacak olan gövde gösterisidir. ''Bak benim çocuğum ne kadar başarılı doktor oldu'' demektir. Birincisi o sen değilsin, ikincisi o çocuk senin çocuğun olsada senin malın değil.

8) Hocam evde sürekli bilgisayar başında. Hocam sürekli telefonla mesajlaşıyor . Hocam falanca kızla çıkıyormuş bizim oğlan. Hocam okula gelmeden aynanın karşısında bir saat makyaj yapıyor.
Ya tamam fikrimi söyliyeyim, iyi tamam öğrencimlede konuşayım. Fakat bu konuları daha çok sizin halletmeniz gerekmiyor mu?

9) Birde üniversitede bizim bölümde okuyan bir çocuğu hiç sevmezdim, gördükçe rahatsız olurdum. Ne alakası var derseniz; adı Veli'ydi . Tamam iğrençti...:)


, | Bu yazıyı arkadaşına gönder

2 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR

  1. çok güzel tahlil etmişsiniz...:))

     
  2. Adsız dedi ki:
  3. Hocam çoook güzel bi yazı olmuş yaa muhteşem :) keşke her veli sizin gibi düşünse.. :)