YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

ÜSKÜDAR'A GİDER İKEN...

Gönderen Harun 13 Oca 2009


Hayatımdaki en duygusal sınavlardan teki 11 sene önce üniversite sınavına hazırlanırken, dershanede girdiğim bir deneme sınavıdır. Türkçe testini çözüyordum. Tahminim başım git gide ağırlaşmış ve tartmakta zorlanıyordum. Boynum uyuşmuş, etraftaki şeyler bulanıklaşmış, sayısal testleri çözerken ki yorulan beynimin iflas etme noktasına gelmiş olması muhtemel. ÖSS veya ÖYS , Türkçe testi olduğuna göre sınavın son 45 dakikasında olma ihtimalim yüksek. O sınava girdiğim günlerdeki psikolojimi, stres düzeyimi, ailemle olan ilişkimin durumunu hiç hatırlamıyorum. Bir paragraf sorusu çözüyordum, soru ne soruyordu hiç hatırlamıyorum, soru kolaymıydı zormuydu onu da bilmiyorum, ama soruyu birkaç kez okuduğumu, gözlerimin dolduğunu ve çok tuhaf olduğumu hatırlıyorum. Paragraf metnini kestim ve sakladım hala duruyor. Bugün okuduğumda yine etkileniyorum. Bir ay önce anladım ki aslında bir gazete köşe yazarının uzun bir yazısının orasından burasından cümleleri kesip birleştirilerek hazırlanmış o paragraf metni. Soruyu kim hazırlamış bilmiyorum ama sınavdan çıktıktan sonra 4-5 arkadaş hepimiz sorudan bahsettik birbirimize. Herkes etkilenmiş o paragraf sorusundan. Katibim türküsünün gerek melodisi gerek sözleri hakkında değişik tartışmalar, hatta bu şarkı kimin diye üzerine belgeseller yapılırken benim aklıma hep o paragraf sorusu geliyor.

(Üsküdar'dan söz açılınca ne gelir aklınıza? Katibim türküsü değil mi? Hatırlayın hani: ''Üsküdar'a gider iken aldı da bir yağmur...'' Benim gibi siz de bu türkünün Osmanlı'nın eğlenceli zamanlarında, mesela Lale devrinde, Üsküdar'ın büyük konaklarında, mor sarmaşıklı, cumbalı evlerinden birinin penceresinden bakan kızlar tarafından, gönüllerini kaptırdıkları civan bir katip için söylendiğini sanırsınız. Fakat gerçek ne yazık ki öyle değil. Abdülmecid devrinde sivil memurlara getirilen ''Avrupalı kıyafet'' mecburiyeti sonucunda katiplerin cübbe ve şalvarı bırakıp setre ve pantolon giymelerini dalgaya almak için dalgacı bir İstanbul kabadayısı söylemiş onu. O güzelim türküyü bir daha eski tadıyla dinleyebilir misiniz? Vah bizim feraceli şemsiyeli hayallerimize)


| Bu yazıyı arkadaşına gönder

4 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR

  1. Adsız dedi ki:
  2. Bu yazıyı okuduktan sonra , 'Katibim' melodisiyle derse giriş ve çıkışlar daha zevkli oldu:)
    Gülerek çıkıyorum,öğrencilerimin yanlış anlamasından siz sorumlusunuz sanırım:)
    MİSS Pİ

     
  3. Harun EŞKAR dedi ki:
  4. Öğrenciler ne anlamış bilemiyorum ben sadece
    ''O güzelim türküyü bir daha eski tadıyla dinleyebilir misiniz?''
    demek istemiştim.

     
  5. Adsız dedi ki:
  6. Yanlış anlaşılma olmasın-en korktuğumuz şeydir milletçe ya bu-;zil çaldığında herkesin aksine 'katibim' türküsünün, kızların gönlünü çalan civan bir katip için söylenmediğini öğrenmiş olmanın keyfiyle çıkıyorum dersten.
    Üstelik bu gerçeği , bir soruya saklanmışken bulup çıkarmış olmanızın şaşkınlığıyla.
    Acıyla tatlının aynı anda bıraktığı bir tad var şimdi.

     
  7. Harun EŞKAR dedi ki:
  8. :) tamam anladım.