YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

HAFIZAMIN ÇÖKTÜĞÜ ANLAR

Gönderen Harun 16 Eyl 2008

sinir hücreleri
Bir koku! Tanıyorum ama çıkartamıyorum. Yıllar önce, çocukken aldığım bir koku.
O kadar tanıdık o kadar yakın ki! Bir türlü hatırlamıyorum. Yemek değil, parfum değil, çiçek kokusu değil. Bir nesnenin kokusundan çok sanki bir durumun, bir olayın, bir hatıranın kokusu. Bir yaşanmışlık var geçmişten gelen. Ne olduğunu bile unutmuşum. O esnada ortamdaki koku hafızama yer etmiş. Koku var görüntü yok. Binlerce şey çağrıştırıyor ama hiçbiri değil.

Bir melodi var dilimde. Sözleri olmayan bir şarkının melodisi. Yıllar önce dinlemişim. Saatlerce didinmemin ardından tek tük bir kaç kelimeyi oturtabiliyorum melodinin içine. Evet yavaş yavaş çıkıyor parçanın sözleri. Peki ama kim söylüyordu bu şarkıyı. Günler geçiyor ve bir türlü hatırlamıyorum. Onu hatırlamaya çalışırken unuttuğum onlarca sanatçı aklıma geliyor . Ve onların unutuğum şarkılarını mırıldanıyorum yıllar sonra. O şarkıları dinlediğim zamanlar geliyor aklıma.Ben o şarkıları dinlerken arkadaşlarımın dinlediği parçaları düşünüyorum. Sonra onların arasından hatırlayamadığım parçalar çıkıyor ''neydi o şarkı'' diye birde onları düşünmeye başlıyorum. Kimselere sormuyorum, internette arattırmıyorum sözleri, kendim bulmalıyım,
dilimdeki şarkıyı kim söylüyordu bulamıyorum.

Bir dörtlük var aklımda. Söyleyip söyleyip duruyorum. Yıllar önce ezberlediğim bir şiir. Devamı gelmiyor, takılıp kalıyorum. Tekrar tekrar okuyorum dörtlüğü, son dizeye gelince heyecanlanıyorum pat diye dökülecek mi şiirin devamı diye. Olmuyor! Tam çıkacak gibi oluyor kem küm çıkmıyor. Sonra yeniden yeniden. Bir kelimesini hatırlasam sadece bir kelime, olmayınca olmuyor işte.

Bir matematik sorusu var karşımda. Daha geçen sene çözdüm aynısını. Görür görmez tanıyorum evet bu o diye. Ama sevmemiştim lanet soruyu. Bu yüzden kaydetmemişim uzun süreli belleğime. Düşünsem çıkartacağım ama ben sevmiyorum ki o soruyu. Çözerken mutlu olmayacağım ki! Beynimi yormak istemiyorum. Zaten hatırlanacak onlarca şey var. Sevmiyorum; sevmediğim soruları çözmeyi. Çözümünü bilsem bile
çirkin soruları çözmekten , anlatmaktan sıkılıyorum. Öğrencinin yüzüne bakıyorum beni tanıyor mu güveniyor mu? ''Geç boşver'' diyorum. Yada ''sonra çözerim'' diyorum. Ama öğrenci yabancıysa, işkence dolu tamamen yararsız beş dakka geçirdiğimi düşünüyorum soruyu çözerken. ''Bu soru çıkmaz'' desen olmaz. ''Bu soru seni aşar'' desen olmaz. ''Çözemiyorum'' desen hiç olmaz.
Mecbur anlatacaksın. O da anlamış numarası yapacak sonunda. Al sana zaman israfının daniskası. Birde öğrencinin kafasını karıştırmak cabası.

Cep telefonumun rehberindeki isimlere bakarken bir isimle karşılaşıyorum. Kim dir? Neyin nesidir? Niye kaydetmişim ? Bir türlü hatırlamıyorum. Telefon numarasına bakıyorum hiçbirşey ifade etmiyor. Aramaya çekiniyorum. Silmeye çekiniyorum. ''Neyse'' diyorum dursun bakalım.



| Bu yazıyı arkadaşına gönder

0 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR