YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

kitap okuyan gençBenim tanıdıklarım arasından, üniversite eğitimi alan her birey, üniversitede istediği ortamı bulamadığını söylemiştir.

Üniversiteyi kazanan öğrencinin karşılaştığı ilk tuhaf durum; kazandığı bölümde gördüğü derslerin hayalindekinden çok farklı olduğudur.
Lise öğrencisinin üniversite tercihinde tercih ettiği bölümü, bu bölümden mezun insanların yaptığı meslekle özdeştirmesi son derece normal ve aynı zamanda büyük bir talihsizliktir. Elektrik Mühendisliği bölümünün kablolar ve devrelerle hiç alakası olmadığını hangi lise öğrencisi tahmin edebilir ki?
Matematik Bölümünde anlatılan derslerin taş çatlasa %15'i lise konularıyla alakalıdır.
Benzeri yüzlerce örnek verilebilir. Yanlış anlaşılmasın, benim derdim yükseköğrenimi eleştirmek, söz konusu ders içeriklerinin yanlış olduğunu söylemek falan değil. Yükseköğrenim ve tercih edeceği bölüm hakkında hiçbirşey bil(e)meyen lise öğrencisinin durumu benim anlatmak istediğim. Lisans düzeyinde anlatılan dersler bir lise öğrencisinin umduğundan çok farklıdır ve bu yüzden üniversite öğrencileri bölümlerinden şikayet eder dururlar. Bence bir lise öğrencisi meslek seçimi yaparken o mesleği icra eden bir kişiyle konuşmalı ve mutlaka üniversite eğitiminin içeriği hakkında o kişiden bilgi almalıdır. Söz konusu meslek cazip gelse de kimse 4-5 senelik üniversite yaşamını mutsuz geçirmek istemez diye düşünüyorum.


üniversite öğrencisiSanırım üniversite öğrencisinin en çok şikayet ettiği bir durumda sosyal çevredir. İstanbul, Ankara vs. gibi büyük kentlerin dışındaki birçok üniversite öğrencisi, bulunduğu şehirden rahatsızdır. Kimisi şehirin çok küçük olduğundan, kimisi o kentin insanlarından, esnafından kimisi de doğal güzelliklerinin yoksunluğundan şikayetçidir. Birçok öğrenci de eğlence ve kültürel faaliyetlerin azlığından şikayet eder. Ben bu durumu dikkate alarak öğrencilerime sürekli büyük şehirleri tercih etmelerini tavsiye ederim. Zaten benim öğrencilerim İstanbul'lu olduğu için yüksek bir ihtimal Anadolu'daki küçük bir kent onlara yetmeyecektir. Sanırım söylememe gerek yok ama ben yinede diyeyim; büyük kentlerde istediği bölümü kazanamayan bir öğrencinin yapacağı şey mecburen küçük kente gitmektir. Sonuçta ölüm değil. Ama büyük şehirde üniversite okumak son derece önemlidir. Şehir insana çok şey katar.

Sosyal ilişki açısından birçok öğrenci de kampus yaşamı konusunda hayal kırıklığına uğrar. Aklındaki üniversite arkadaşlıklarını, ilişkileri, faaliyet ve etkinlikleri bir türlü yaşayamaz ve mutsuz olur. Bu duruma düşmemek için ne yapılabilir diye düşündüğümde ekstradan aklıma gelen şey lise öğrencisinin tercih edeceği bölümün kampusu hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Bir lise öğrencisi bunu çok fazla araştıramaz ve zaten nelere dikkat etmesi gerekir bunuda pek bilmez. Benim tavsiyem birçok fakültenin birlikte olduğu bir kampusu tercih edin. Üniversitenin kalabalık olanı iyi olur. Eğer imkanınız varsa coğrafi konumuna da bir bakın. Marmara Üniversitesi'ni tercih eden bir öğrenci belki Göztepe'de belki Bahçelievler'de belki Anadolu Hisarı'nda belkide Nişantaşın'da okuyacaktır.

genç kızSanırım üniversite öğrencisinin anlattığım ve daha birçok hayal kırıklığının sebebi bir çok öğrencinin üniversite yaşamında oldukça fazla şey bekliyor olması. Aslında bu da son derece normal. Üniversiteyi kazanabilmek için bir öğrenci yaşamındaki birçok zevkten, faaliyetten, isteklerinden vazgeçiyor. Bunların hepsini üniversite yıllarına erteliyor. Ve büyük bir beklentiyle başlanılan her iş gibi hayal kırıklığı yaşanıyor. Malum Türkiye'de ortaöğretim bir öğrenciye çok fazla şey veremiyor. Bu yüzden sosyal ve kültürel yönden kendini geliştirememiş gençlerimiz üniversiteye erteliyor herşeyi. Aslında burada biz öğretmenlerinde hatası var. Öğrencilerimiz üniversite okusun diye onları motive etme adına üniversite için birçok vaatte bulunuyoruz.

-Kızım üniversiteyi kazan sonra istediğin kadar gezer tozarsın.
-Ya oğlum boşver sen bu kız meselelerini, bak sınavı kazanamayacaksın. Üniversiteyi bir kazan ondan sonra istediğin kadar kız arkadaşın olur. Sana kız mı yok?
...................................................
....................
..........
Sonrada çocuk üniversitede kendisine bir kız ayarlamayınca mutsuz oluyor işte:))))
.....................
.............
....
Tüm bunlara rağmen çok ilginçtir benim tanıdığım herkes tüm şikayetlerine rağmen yaşamının en güzel yıllarının üniversite yılları olduğunu söyler. Nostaljik yanılgı mıdır? Gerçek midir? bilmiyorum.

| Bu yazıyı arkadaşına gönder

0 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR