YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

EĞİTİM SİSTEMİNE POZİTİF BAKIŞ

Gönderen Harun 6 Haz 2008

eski kitap
Türkiye'deki eğitim sisteminin geçmişi birçok konuda eleştirilebilir, yanlışları tartışılabilir. Fakat birçok kişi Türkiye'deki eğitimin 10-20-40 yıl önce daha kaliteli olduğunu düşünüyor. Bir zamanların lise öğrencisiyle şimdinin öğrencisi arasında dağlar kadar fark olduğu kesin. Üniversite öğrencisi ve yükseköğrenim için de aynı şeyleri söylemek mümkün. İçinde bulunduğumuz toplum ve dünya ile ilgili okuyan, araştıran, düşünen genç profili yavaş yavaş azalıyor. Artık eğitim sistemimizden çıkan gençlerin, yaşadığı topluma ve dünyada olup bitene olan duyarsızlığı eğitim sistemimizde ne tür bir sorun olduğunu düşündürtüyor. Bazı gençler bile bu ilgisizlik ve vurdumduymazlıktan şikayet ediyor. Eğitimde ne tür bir yanlışlık yapılmış olabilir ki eskinin o düşünüp tartışan gençleri artık pek ortalıkta gözükmüyor.

Bilmiyorum neden ben bugün can sıkıcı moral bozucu şeyler yazmak istemiyorum.Pollyannacılık oynamak istiyorum. Bu yüzden bu yazı şikayetçi bir tavırla başlasa bile ne yapıp ne edip güzel bitireceğim.


üniversite mezuniyeti kepli öğrenci
Eğitim sistemimizin her geçen gün kötüye gittiği ve okullarımızdan çıkan gençlerin geçmişe oranla daha kötü yetiştirildiği büyük bir yanılgıdır . Belirli bir yaşın üstündeki insanlar yeni nesil gençlerin kendi gençlik dönemlerine göre cahil ve hiçbirşey bilmediğini, artık okullarımızda çok kötü bir eğitim verildiğini düşünüyorlar. Böyle düşünen insanlar kendi okudukları üniversite ve lise zamanını düşünüp kendileri ve arkadaş çevreleri ile şimdinin gençlerini kıyaslamaktalar.

Fakat çok önemli birşeyi gözden kaçırdıklarının farkında değiller, sanırım matematik bilmiyorlar.
Türkiye'de 1982 yılında liseler yılda 179bin mezun verirken bu sayı 2000-2005 yılları arasındaki senelik mezun sayısı ortalamaya dökülürse 544bin civarındadır.
1980 de Türkiye nüfusu 45 milyonken şu an 72 milyon. Yani nüfus %60 oranında arttığı halde yıllık lise mezunu sayısı % 200 artmıştır.
Söylemek istediğim şu; hepimizin bildiği gibi Türkiye'de ki eğitim oranı kişi ve kurum bazında artmıştır. İşte bu yüzden artık ortaöğretim ve yükseköğrenim kurumlarındaki kaliteli öğrenci ve eğitmen sayısı genele yayılmıştır. Örnekle açıklayayım;

Günümüzden 40 sene önce küçük bir Anadolu kenti düşünün. Sadece bir tane lisesi var. Büyük ihtimalle şehrin adı neyse lisenin adıda oydu. Doğal olarak o lisenin öğrencileri arasında vali, kaymakam, doktor, belediye başkanı, öğretmen, memur vs. çocukları vardı. Şehrin kültürlü, zengin ve köklü ailelerinin çoçuklarıda o lisedeydi. Ve yukarıdakilerin dışında şehrin en zeki çocuklarıda o lisedeydi. O liseden mezun birisi bugün gözlerini kapatıp okulunu düşündüğü zaman doğal olarak şimdiki lise öğrencileriyle o zamanın öğrencileri arasında dağlar kadar fark olduğunu düşünecektir. O gözlerini kapatan arkadaşa bir soru soracağım; sen o lisede okurken liseye gitmeyip cahil kalan o şehirde kaç kişi vardı biliyor musun?

Efendim eskiden kimse okumazmış. Sayısı çok düşük elit bir tabaka okurmuş. Doğal olarak bir eğitim kurumunun öğrenci profili bugüne kıyasla kaliteliymiş. Şimdi herkes okul okuyor ve okul sayısı bir değil iki değil, doğal olarak o özlenen öğrenciler yine var ama genele yayılmış durumda. İstanbul Üniversitesi tabiki eskisi kadar akıllı, başarılı, kültürlü öğrencileri kendi bünyesinde toplayamayacaktır. Başka üniversiteler de var, özel üniversiteler var, yurt dışı var. Aynı şey ortaöğretim içinde geçerlidir.

Yani aslına bakarsanız kötüye giden birşey yok. Yılların tecrübesiyle biliyoruzki küçük bir azınlığa verilen eğitimle bir toplum kalkınmıyormuş. Biz öğretmenlerin eleştirilerine hedef olan Milli Eğitim Bakanlığı'nın ders geçme sistemini her geçen yıl daha da kolaylaştırmasındaki sebep budur. Amaç toplumun hiçbir kesimini eğitimden dışlayıp kapının önüne koymamak. Eskiden ilkokul 2. sınıfta öğrenci bırakılıyordu bu ülkede. O yaştaki çocuk çalışmak nedir, sınav nedir, başarı nedir ne bilsin ya!
Artık herkesin çocuğu üniversite okuyor, bu yüzden ülkenin öğrenci ve genç profili kötü gözüksede aslında toplumsal değer olarak daha iyiye gidiyoruz. Ne mutlu bize ki geçmişte okuma imkanı bulamıyan o insanları kurtaramadık ama onların çocukları arasında ne cevherler varmış biz yeni yeni keşfediyoruz .


bayan öğretmen ve öğrenci kız

| Bu yazıyı arkadaşına gönder

2 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR

  1. Adsız dedi ki:
  2. Hocam yeni öss sistemi hakkındaki düşüncelerinizi de yazarsanız çok sevinirim. Ve eminim ki benim gibi öss ye hazırlanan bütün arkadaşlarım için sizin görüşleriniz çok önemli. Hayalim sizin gibi bir öğretmen olmak :)

     
  3. H.EŞKAR dedi ki:
  4. Yeni öss sistemi hakkında yazı yazmasına yazarımda bir bakarsın sistem değişmiş benim yazı çöpü boylar. Ki öyle olacağı kesin. 2009 öss ile ilgili gerek sınav stratejisi gerekse matematik testi hakkındaki tahminlerimi bir yazı altında yazacağım. Şimdilik ''12. SINIFLARA ÖSS TAVSİYELERİ'' yazımı okumanızı tavsiye ederim. Öğretmen olma isteğinize gelince;
    Ne yapıyorsun sen delirdin mi:)) şaka şaka hayırlısı olsun.