YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

ÜNİVERSİTE VE ÜNİVERSİTE YAŞAMI (2)

Gönderen Harun 20 May 2008

üniversite öğrencisi
Bir lise öğrencisinin yapacağı ve çoğunluğumuzun yaptığı en büyük hata hayatın üniversiteyi kazandıktan sonra başlayacağına dair inancımızdır. Üniversiteyi kazanan bir bireyin yaşamının değiştiği muhakkak, fakat üniversite insanların gözünde büyüdükçe, bir dönüm noktası olarak görüldükçe üniversiteden önce uğraşabileceğimiz birçok ilgi, merak ve hobilerimizi üniversite yıllarına bırakıyoruz. Birçok kişi kitap okuma alışkanlığını üniversitede ediniyor.

Bir üniversite seçiminde bana göre en önemli kriter üniversitenin bulunduğu şehirdir. Söz konusu üniversitenin verdiği eğitimin niteliği, kalitesi daha sonra gelir. İstanbul-Ankara gibi büyük kentlerin üniversitelerinde okuyan öğrenci yelpazesi çok geniş ve bu şehirler kozmopolit bir yapıya sahip olduğu için bireyin gelişimi açısındandan çok önemlidir diye düşünüyorum.

Bana göre bir kişi, iyi bir bilim adamı, filozof, sanatçı vesaire olmak istiyorsa önünde mekan olarak bunu başarabilmek için iki seçenek vardır. Ya kimseciklerin olmadığı kuş uçmaz kervan geçmez sıkıntıdan patlayabileceğiniz bir yer yada iğne atsan yere düşmeyecek kalabalık bir şehir. Şehir üniversite öğrencisinin yaşamını zannedilenden çok daha fazla etkiler.

Üniversiteye gidince ilk gördüğüm şey profesör denilen adamların tıpkı bizim gibi iki gözü iki kulağı olan normal insanlar olmasıydı:) Profesör tabiri küçüklüğümden beri benim zihnimde herşeyi bilen akıllı, zeki manasına geldiği için üniversiteye gidince hayal kırıklığına uğramıştım. Evet profesörler kendi dallarında uzman insanlar olsada çok basit şeyleri bilmiyorlardı ve hatta birçok konuda cahillerdi. Ve birçoğunun üzerinde beyaz önlük yoktu:)
Hele matematik profesörü olmak tamamen profesör imajına ters bence. Labavatuvar yok, deney yok hatta kitap yok, kalem yok...
Hangi kitaptaydı hatırlamıyorum........ bir matematik profesörü ayaklarını masaya atmış pencereden dışarı bakarken odasına girerseniz özür dileyin çünkü o anda çalışıyor olabilir.

Üniversite öğrencileride aldıkları eğitimden midir? Yoksa gerçekten okudukları bölüme uygun öğrenci oldukların mıdır nedir bilinmez kendi içlerinde dış görünüş dahil benzerlikler içerir. Deneyimli birisi bir fakültenin kapısından giren bir öğrencinin hangi bölümde okuduğunu üç aşağı beş yukarı tahmin edebilir.

Bence üniversitenin insana verdiği en büyük şey söz konusu eğitimden çok ortamdır. Zaten üniversite ortamını eğitimden ayrı düşünmek saçmadır. Son yıllarda üniversite öğrencilerininde eski tadı tuzu yok ama yinede üniversite birçok farklı kültüre, bilgiye sahip öğrencilerin ve öğretim üyelerinin birarada olduğu yerdir.

Üniversitede anlatılan dersleri bir lise öğrencisinin algılaması ve tahmin etmesi oldukça güç. Belki ağabeyi, ablası bir üniversitede okuyan öğrenciler biraz duruma vakıftır. Üniversitede bir mühendislik, fizik, matematik, edebiyat bölümlerinde anlatılan-okutulan dersler bir lise öğrencisinin hayalindekinden çok farklıdır. Eğer o dersleri üniversiteyi kazanmadan önce görselerdi birçok insan seçtiği mesleği seçmezdi.

Üniversite tek başına kimseyi ''adam'' etmez. Üniversite mezunu bilgili ve kültürlü bireyler sonuç itibariyle kendi çaba ve gayretleriyle bulundukları konuma gelirler. Üniversite zaten bilgiye ve öğrenmeye aç olan insanlar için sıçrama tahtası kendini daha çok geliştirmek için iyi bir araçtır. Eğer kişi yatkın veya istekli değilse hangi üniversitenin hangi bölümünde okursa okusun...
hangi diplomayı alırsa alsın..
eşeğe altın semer...

İnsanı insan yapan ne diploma ne de beynindeki bilgilerdir. Gelecekte ''bu benim öğrencimdi'' diye gurur duyacağım kişiler; üniversiteyi kazanıp okuyanlar mı yoksa liseden mezun olup bir işe girenler mi olacak ?
Acaba doktor olmuş bir bayan öğrencim mi beni mutlu edecek yoksa ev hanımı olmuş bir öğrencim mi ?
Geleceği geçtim bugüne bakalım. Acaba benim en sevdiğim öğrenciler matematiği iyi, notları yüksek, çalışkan, başarılı öğrenciler midir? Yoksa...

| Bu yazıyı arkadaşına gönder

2 SİTE YORUMLARA KAPATILMIŞTIR

  1. Adsız dedi ki:
  2. peki hocam siz diyonuzya gençlik bole sole bole olmamlı yada hayta derslaeri verip hayatımızda uygalıyıp kolayca birşeyler başaralım diye ogutler veriyonuz ama haocam ben bir genç olarak şunu sorucam bn aşık oldum diyelim çünkü şuna inanıyorum ki bizim şu gençlik çağlarım bizim sevgiye ihtiyaç oldumuz zmanlar ve hani siz ne kadar bize ya daha yaşın kuçuk akrdeşim sen bi unuversiteye git yada kendi parannı kazan dahai olur deseniz de bn genede birene aşık oldum napmam lazım( hem bn bu kızı tavlayamadım bu işide baka bi yazıda deyinirseniz sevinirim):)

     
  3. H.E. dedi ki:
  4. Söz en kısa zamanda yazacağım. Belkide bu gece yazılı okurken bir mola verip yazarım . Ne kadar yararı olur bilemiyorum tavsiyelerimin. Ben hemen acilen ilk tavsiyemi söyleyim; Yazı yazarken biraz daha dikkatli ol şöyle bir okusana yazdıklarını ne kadar hatalı cümleler var.