YAZILAR Yorumlar FEEDBURNER

HOCAM KAĞIDIMA BAKABİLİR MİYİM?

—Hocam kağıdıma bakabilir miyim? —Sınavda 40 dakika boyunca bakmışsın zaten yetmiyor mu? —Hocam ne olur bakayım —Bak elimde tutuyorum görüyor musun baktın işte tamam mı?

KATİBİM TÜRKÜSÜ

Benim gibi siz de bu türkünün Osmanlı nın eğlenceli zamanlarında, mesela Lale devrinde, Üsküdarın büyük konaklarında, mor sarmaşıklı, cumbalı evlerinden birinin penceresinden bakan kızlar tarafından, gönüllerini kaptırdıkları civan bir katip için söylendiğini sanırsınız. Fakat gerçek ne yazık ki öyle değil...

HAFIZAMIN ÇÖKTÜĞÜ ANLAR

Görür görmez tanıyorum evet bu o diye. Ama sevmemiştim lanet soruyu. Bu yüzden kaydetmemişim uzun süreli belleğime. Düşünsem çıkartacağım ama ben sevmiyorum ki o soruyu. Çözerken mutlu olmayacağım ki! Beynimi yormak istemiyorum. Zaten hatırlanacak onlarca şey var. Sevmiyorum; sevmediğim soruları çözmeyi...

İSTANBUL

Seni kurşun kalemle yazacak kadar tanıyorum aslında. Her an silip düzeltilecek, değiştirilecek, tamamlanmamış ve belki de hiç tamamlanmayacak bir tablosun aklımda...

STAY HUNGRY STAY FOOLİSH

Zamanınız kısıtlı bu yüzden başkalarının hayatını yaşayarak onu harcamayın. Başkalarının düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşama dogmasına kapılıp kalmayın.Başka insanların fikirlerinin gürültüsünün kendi kalbinizin sesini duymanızı engellemesine izin vermeyin. Ve en önemlisi...

KAR ve MATEMATİK

Gönderen Harun 19 Şub 2008

kardan adam



Tatiller sürpriz olduğu zaman insan daha çok mutlu oluyor. Malum İstanbul'da iki gün kar tatili var. İklim gereği İstanbul'da yağan kar, kardan adam yapmaya pek elverişli olmasada (miktarı değil karın yapısını kastediyorum) bu fırsat kimbilir ne zaman ele geçer diyerek yukarıdaki kardan adamı yaptık. Bir matematikçi kar ile bu kadar uğraşırsa akşama kar tanelerinin matematiksel yapısı hakkında yazı yazar tabi.

Neyse yazıyı yazmaya başlayacaktım ki internette bir oyun buldum makasla kağıt keserek kar taneleri yapıyorsunuz. Bir saat kadar internette de kar ile oynadım yani. Sonrada bizim ''kar ve matematik'' yazısı araya kaynadı. Neyse merak eden araştırır bulur diyelim:)) En azından şunu söyleyim bütün kar taneleri altıgen yapıya sahiptir.

Şu internetteki kar tanesi yapma sitesinin adresi ve benim yaptığım kar tanesinin resmi aşağıda.



http://snowflakes.lookandfeel.com/
make your own snowflake yazısını tıklayın gerisini halledersiniz.Bakalım siz daha güzelini yapabilecek misiniz?
(Site bazen gereksiz flash yükle uyarısı veriyor, bilgisayaranızda flash player zaten yüklüyse
If you are sure you have the Flash 6 plugin, click here yazısını tıklayın.)

kar tanesi

KOPYA ÇEKMEK (2)

Gönderen Harun 1 Şub 2008

kopya çekmek ve utanmak

Yaşınız ilerledikçe, insanlarla olan ilişkilerinizin sayısı ve çeşitliliği arttıkça,insanların sizden beklediği tutum ve davranışlarda farklılıklar arzediyor.Beş yaşında bir çocukken arkadaşınızın sizden beklediği belki elinizdeki çikolatalı gofretin bir kısmı, belki sahip olduğunuz futbol topu ile birlikte oynama isteğidir.Fakat yıllar geçtikçe insanlar çok daha çetrefilli ve değişik hesapların bulunduğu ilişkiler yumağına giriyor. İstek ve beklentiler çok saf ve iyi niyetli olmayabiliyor. Yanlış şeyleri,yanlış zamanda,yanlış kişiler istiyor ve siz hayır demekte zorlanıyorsanız bilin ki artık çocuk değilsinizdir ve hayat sizi kirletmeye başlamıştır.Biz büyüdük ve kirlendi dünya

Para,her türlü çıkar ilişkileri,ideolojik birliktelik, hatta dostluk sizin doğrunun tarafında yer almanızı engeller hale gelir.Yanlış olduğunu bildiğiniz halde bazen dostunuzun tarafında yer almak zorundasınızdır.Hatalı olduğunu bildiğiniz halde aynı siyasi görüşe sahip olduğunuz kişiyi savunursunuz.Ve hatta, daha kötüsü bir süre sonra gerçekleri göremez savunduğunuz yanlışları gerçekten doğru zannedersiniz.İnsan büyüdükçe hayat onu kirletir.Ve çoğu insan ya buna alışmıştır yada aldırmamaya çalışır. Bu satırların yazarı dahil hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değildir.

Neyse fazla uzatmadan konuya gelelim.

A)
Kopya çekmek bir öğretmen-öğretim görevlisi-gözetmen bulunan bir sınavda gerçekten heyecanlı adrenalini yüksek bir eylemdir.Bu bağlamda bana göre zevkli olduğu kesindir.Tabi kopyanın türüne ve süresine göre bu heyacan ve zevk değişir.Heyecan ve zevk açısından kendime göre değerlendirme yaparsam;

a)Başkasının kağıdına bakmak 1 puan
b)Konuşarak kopya almak 2 puan
c)Sıraya duvara yazı yazmak 3 puan
d)Kopyalık (küçük kağıt) ile kopya çekmek 5 puan
e)Telefon ve elektronik araçlarla kopya 6 puan
f)Sınav sorularını çalmak 7 puan (başka sınıfa sorulan soruları araştırıp hoca belki aynısını sorar diye öğrenmek kopya değil takdirle karşıladığım bir harekettir)
g)Kitap defter açmak 8 puan
h)Kağıt değiştirmek 9 puan
ı)Sınava başkasının yerine girmek 10 puan

B)Kopya çekmek bir başarı mıdır? Bir sanat mıdır yetenek midir? Kesinlikle katılmıyorum. Bence bu sözler kopya çeken öğrencilerin kendi kendilerini tatmin etme çabasıdır.
Kopya çekmekteki başarısı ile övünen bir kişiye şu tip bir soru yönlendirilmelidir;
''Bravo kutlarım gerçekten inanılmaz kopya çekiyorsun yeteniğine ve cesaretine hayranım fakat aklıma şu takılıyor senin gibi yetenekli ,akıllı birisi nasıl oluyor da iki tamsayıyı toplayamıyor:)) ''
Yani kopya çeken birisi aslında kopyasız başarı gösteren bir öğrencinin yaptığını beceremediği için bu yola başvurmamış mıdır? O halde neden daha çok itibar görsün ki!

Kopya çeken bir kişi ''Ben çalışmadığım için kopya çekiyorum yoksa bunları yapmakta ne var çalışsam hepsini yaparım '' diyor ve iyi kopya çekmesi ile övünme gafletinde bulunuyorsa.Acaba şunu niye düşünmüyor; kopya çekmeyi diğer öğrencilerden birçoğu kopya çekme üzerinde yoğunlaşarak pekala başarabilir.

İnsan kendini ispat etmek ve kendisine saygı duyulmasını istiyorsa bunun için tercih edilecek yol ahlaki olmayan bir davranışla övünmek olmamalıdır.
''Bak ben nasıl kopya çekiyorum bak nasıl okul tuvaletinde sigara içiyorum gördün mü bak hocaya ağzının payını nasıl verdim'' gibisinden davranışlarla insanın kendini ortaya koyması ve kendini gösterme çabası son derece hazin vericidir.
Bunda eğitim sisteminin hatalarıda var tabi. Evet belki ders başarısı yüksek öğrencilere daha çok saygı duyuluyor, belki onlar daha çok seviliyor.Ama inanıyorum ki derslerde başarısız bir öğrenci isterse kendisi hangi konularda yetenekli ve üstünse bunu rahatlıkla öğretmenine arkadaşına gösterebilir.Matematiği başaramayan öğrencilerimin durumuna üzülsem ve yardımcı olmak için elimden geleni yapsam da birçoğunun farklı yetenek ve özelliklerinden dolayı bu başarısız öğrencilerime hayranım.Yeterki insan göstermek için çaba harcasın, etrafındaki insanlardan muhakkak takdirle karşılanacak bir niteliği vardır.Fakat dediğim gibi kopya ve benzeri davranışlarla takdir ve saygı beklemek hazin vericidir.

C)Kopya çekmek öncelikle kopya çekmeyen öğrencilere karşı hile yapmak olduğu için yanlış olduğunu düşünüyorum.Haksız kazanç,rüşvet vermek,rüşvet yemek,dolandırıcılık nasıl başkalarının hakkını yemekse kopya çekmek de yine başkalarının hakkını yemektir.Bence yalnızca bu sebep yeterde artar kopya çekmemeye.

Kopya çekmek öğrenmeniz gereken bilgileri bilmeden ve öğrenmeden sınavı geçmenize sebep olacağı için ilerde çeşitli sorunlar çıkartacaktır.Bu sebeple günü kurtarsa bile geniş vadede zararlıdır.Tabi bu bakımdan her sınav için aynı şeyi söylemek mümkün değildir.Fakat bir dersin her sınavı kopyayla geçiştiriliyorsa ders ne olursa olsun zararlıdır bence.Branşım için kopya çekilen her sınav ilerde başınıza bela olur diyebilirim.''PEKİ BUNLAR BİZİM NEREDE İŞİMİZE YARAYACAK''

Kopya çekmek öğretmene saygısızlıktır.Çok uzatmak istemem konunun bu tarafını.Sadece şunu söyleyim bazı öğrencilerimin ''sizi sevdiğimiz için sizin dersinizden kopya çekmezdik'' dediğini duymuşumdur.

D)Kopya çekmenin doğru olduğunu çünkü eğitim sistemimizin öğrettiği şeylerin gereksiz ve işe yaramaz şeyler olduğunu ileri süren bir görüş vardır.Bu görüşe göre eğer öğrenci kopya çekmezse gereksiz bilgileri öğrenecek ve eğitim sisteminin kendisini tek tip insan modeline uygun bir şekilde yontmasına izin verecektir.Bu görüş ''C)" nin ikinci paragrafında söylediğim sınavdaki bilgiler ilerde lazım olur düşüncesine katılmaz. İlerde lazım olsa bile ''bu gerekli bilgi aslında eğitim sisteminin tek tip insan yetiştirmesinin bir aracı olarak karşımıza çıkacaktır'' der bu görüş.Basite alınmayacak bir düşünce. Kesinlikle katılıyorum doğru deyip balıklama atlanmayacak kadar da derin.
Öncelikle şunu söyliyeyim kopya çekmeye kılıf uydurmak için bu düşünceyi savunmak, benimsemek kendi kendini kandırmaktır.Çünkü birçok kişi kopya çekerken günü kurtarmayı hedefler.Aklında derin felsefeler olmaz.
Eğitimin insanları birbirine benzetmeye çalıştığı bir gerçektir.Ve kaçınılmazdır.Buradaki esas, eğitim sırasında herkesin kendi bireysel özelliklerini yok etmeden özgün ve özgür bireyler yetiştirmek olmalıdır.Diğer ülkelerin eğitim sistemlerine de baktığımızda o ülkelerde de eğitim kurumlarının tek tip insan yetiştirmekle suçlandığını eleştirildiğini görebiliriz. Sorun Türkiye'ye ait değildir.Okulda öğretilecek bilgilerin çeşidi,sınırı ve daha bir çok şeyi avrupada da her zaman eleştirilir ve felsefi tartışmalara sebep olur.Bu bakımdan Türk Eğitim Sistemi'ni acımasızca eleştirmek yanlıştır.Süper bir eğitim sistemimiz olduğunu avrupa standatlarında eğitim verdiğimizi düşünmek ise saflıktır.
Bu noktada insan şunu düşünmeli; acaba bozuk olduğunu düşündüğünüz bir eğitim sisteminden zarar görmeden kurtulmak için başvurulacak yol kopya mıdır? Yoksa bu insanın kendi kendisini kandırıp tembelliğine kılıf uydurması mıdır?Ben bir soru sorup konuyu geçiyorum;

Bir gün akli dengesi bozuk diktatör bir devlet başkanı halkından herkesin bir metre uzaktan bir ipi atarak iğne deliğinden geçirmeyi öğrenmesini istemiş.Herkes on kez atış yapacakmış. En başarılı 100bin kişi hayatta kalıp diğerleri öldürülecekmiş. Bu isteğin saçma olduğu,sınavın aptalca olduğu,öğrenilmesi istenilen bilginin gereksiz olduğu kesindir. O halde hayatta kalmak için çaktırmadan bir hile yapsak mı?

SONUÇ: Yazının başında değindiğim gibi insan büyüdükçe zaten dürüst ve temiz bir yaşam sürmekte zorlanıyor.Hiçbirşey olmasa etraftan üzerine çamur sıçrıyor.Üzücü olan; daha kirlenmemiş tertemiz,saf bireylerimizin hayatın başlangıcında hak,adalet ve dürüstlük bilincini kaybetmesidir.